MÜHRÜ SÜLEYMAN HAKKINDA DERİN BİLGİLER!

MÜHRÜ SÜLEYMAN HAKKINDA DETAYLI BİLGİ

Bu mührün bulunduğu yüzük, Adem (a.s.)’ın kullandığı ve dünyaya gelirken cennette bıraktığı, daha sonra da Cebrail (a.s.) tarafınca Cenab-ı Hakk’ın izniyle Davud (a.s.)’a getirilmiştir. Oğlu Süleyman (a.s.) layık olduğundan ona verilmiştir. Öncelikle Yüce Allah’ın “Celal” ve “Cemal” sıfatlarını sembolize eder. Bu mühür remizdir. Ayrıca birçok mefhumu da temsil etmektedir.

1- RAHMANİ BİR SEMBOLDÜR.

2- KAR TANESİNE DAHİ NAKŞEDİLMİŞTİR.

3- HÜCRELERDE VE ATOMLARDA DA BU ŞEKİL MEVCUTTUR.

4- ALTIGEN BİR YILDIZDIR. HER BİR KÖŞESİ MANEN BAZI PEYGAMBERLERİ TEMSİL EDER.

Süleyman (A.S.)’dan sonra dünya da birçok millet bu sembolü kutsal sayarak kullanmıştır. Günümüzde yahudiler bayrağına monte etmişlerdir. ancak; Mühr-ü Süleyman yıldızı yahudi sembolü değildir, aksine müslümanların kutsal sembolüdür. Osmanlı bayrakları sancakları ve paralarına kadar monte etmiştir.  Allah’ın son dini İslam’dır. Geçmişte Müslümanlar tarafından yaygın olarak kullanılan ve Mühr-ü Süleyman olarak bilinen rahmani sembol yüzlerce yıllık tarihe sahip pek çok caminin tavan, duvar ve cam süslemelerinde de Mühr-ü Süleyman yıldızı bulunmaktadır. Anadolu Selçukluları, Artukoğulları ve İlhanlıların eserinde bilhassa kubbelerin kilit taşlarında kullanmışlardır. Osmanlı denizcisi “rüzgara emretme” anlamında düşündüğü için denizlerde dolaştırdığı donanmasının bayraklarına bu sembolü işlemişlerdir. Osmanlı padişahları kılıçlarında, giysilerinde, kolye ve yüzüklerinde her daim bu sembolü tılsımlaştırarak kullanmışlardır. Yahudiler herkesten fazla bu Hatem-in hikmetlerinin farkında olarak 1880’den sonra Siyonizm sembolü olarak sahiplenmeye kalkmışlardır. Kurdukları devlet bayrağına da bu sembolü nakşetmişlerdir. Bu Mühr-ü Süleyman yüzüğünde Yüce Allah’tan başka meleklerin ve bazı insanların bildiği İsm-i A’zam remiz edilmiştir.

MÜHRÜ SÜLEYMAN ÜZERİNDE NELER YAZIYOR VE ANLAMLARI NEDİR? Mührü süleyman asırlar önce indirilen bir mühürdür. Üzerindeki yazılar çok eski bir tarihe aittir ve bazı yazılar henüz resmi ve net olarak çözümlenmemiştir... Arap hocalar ve sahaflardan aldığımız bilgiye göre kısaca özetleyecek olursak, "EL ACELE" (ACELE ETMEK), "ES SEA-SEĞA" (SAAT),  "EL VAHA" (ÇÖLLERİN SU BULUNAN KESİMLERİNDE TARIMA VE YAŞAMAYA ELVERİŞLİ BÖLGE), "ENHA ENHA ENHA" (BİTİR BİTİR BİTİR), "ALİM" (BİLEN) {ALLAH'IN İSİMLERİNDEN}, "VEDUD" (ÇOK ŞEFKATLİ) {ALLAH'IN İSİMLERİNDEN}, "KUN FE YEKUN" (OL DER VE OLUR), "HALIK" (YARATAN) {ALLAH'IN İSİMLERİNDEN}, "BASİR" (GÖREN) {ALLAH'IN İSİMLERİNDEN}, "SEMİ" (DİNLEYEN) {ALLAH'IN İSİMLERİNDENDİR}, ORTADA DA "BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM" (RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA) , ALTINDA "GIF" (DUR), "YA HEDA, YA KEFA (YETEN) {ALLAH'IN İSİMLERİNDEN}", "YA RAB, YA KUDDÜS" {ALLAH'IN İSİMLERİNDEN}, "YA SAMED" (BAKİ OLAN) {ALLAH'IN İSİMLERİNDEN},  "YA SEMİ" (İŞİTEN)  {ALLAH'IN İSİMLERİNDEN}, "YA HA'Dİ, YA KAFİ" [ALLAH'IN İSİMLERİNDEN] ve ŞEMHAHİR yani SÜLEYMAN A.S IN TAHTININ 4 TARAFINDA YAZAN BERHETİYE ZIRHININ SON KELAMI ve SON OLARAK ARAPÇA RAKAMLAR İLE "150, 20, 236, 731, 302, 180, 11811, 113" yazmaktadır. Mührü Süleyman sırlarla dolu bir mühürdür, bazı alimlerin ve hocaların sırlı kapıları açan bir anahtar olduğunu bir çok defa söylediğine şahitlik ettik!


HİKMETLERİ:

  • 1- Seb’e suresi 12. Ayetinde bildirildiği üzere rüzgarlar emri altındaydı.
  • 2- Süleyman (a.s.) denizi geçmek istediği zaman, denizin suyu çekilerek yol açılır daha sonrasında geçtikten sonra yol tekrar kapanırdı.
  • 3- Ayet-i Kerime’de bildirildiği üzere bütün cinler emrindeydi. Ne zaman ki istese kendisine büyük köşkler, suretler, çanaklar, sabit çömlekler ve tencereler yaparlardı.
  • 4- Süleyman (a.s.)’ın bir mührü vardı. Üzerinde İsm-i A’zam duası yazılıydı. O dua ile her isteği kolaylıkla oluverirdi.
  • 5- Karıncalara varıncaya kadar her hayvanın sesini işitir, dillerinden anlardı.
  • 6- Nereye gitmek istese rüzgar emrinde olduğundan dolayı kürsüsünü kaldırır ve kürsüsünü de beraberinde götürürdü.
  • 7- Cinler vasıtasıyla denizlerdeki incileri, cevherleri yerde bulunan defineleri bilirdi. Kendine Allah’ü Teala tarafından bildirilmeyen bir şey yoktu.
  • 8- Neml Vadisinde maiyetiyle beraber bir dağ üzerine konup kaldığı o esnada dağın yeşillik, çimenlik olması için bir miktar su alıp avucu ile o dağa serpti. Ve derhal dağın üzeri yeşillik ve çimenlik oluverdi.
  • 9- Süleyman (a.s.)  bir yere gittiği vakit beraberinde duvarlar da giderdi.
  • "Bu Süleyman Mühr-ü’nün hikmetlerini saymakla bitiremeyiz. Ancak bu mühürlü kolye veya yüzüğü taşıyan kişideki zuhuratların fark edilir şekilde olması kaçınılmazdır. Çünkü Hz. Süleyman (a.s.)’a verilen ilim ve meziyetler insanlık tarihinde hiç kimseye verilmemiştir. Ancak umulur ki Allah (c.c.) bazı faziletleri de bu mührün hürmetine bizlere bahşetsin, ve unutulmamalıdır ki Mührü Süleyman ve benzeri herşey vesileden ötesi değildir herşey yüce yaradanın iznine bağlıdır..."

 


KISACA ANLATILMASI GEREKEN 5 ÖNEMLİ BİLGİ:

  1. 1- ÜSTÜN GÜÇLERE SAHİP BİR KRAL:
  • Hz. Süleyman İslam coğrafyasında farklı bir şekilde anlatılsa da Yahudiler tarafından bir peygamber olarak değil, üstün güçlere sahip bir kral olarak görülmekteydi. Bu nedenle Hz. Süleyman’ın sergilediği doğaüstü güçler, peygamberlik mucizelerinden ziyade sırrına vakıf olanların tatbik edebileceği gizli ilimler bütünü olarak tarif edilmiştir.

  1. 2- YERİ VE GÖĞÜ BİRLEŞTİREN YÜZÜK:
  • Hz. Süleyman Mühr-ü veya Mühr-ü Süleyman, Hz. Süleyman (a.s.)’a isnat edilen mucizevi bir mühürdür. Hz. Süleyman bu mührü yüzük olarak kullanmıştır. Yüzüğün üzerinde birbirine geçmiş biri ters biri düz iki üçgenden oluşan altı köşeli bir yıldız bulunmaktadır. Mührün orijinal hali tam olarak bilinmese de altı köşeli olan bu sembol günümüzde Mühr-ü Süleyman olarak kabul edilmiştir. Hz. Süleyman mührünün sırrı oldukça anlamlı ve özeldir. Bu yüzüğün göğün ve yerin birleşimini işaret ettiğine inanılır. Aynı zamanda hem maddi hem de manevi bütünlüğü de temsil eder. Bu sembol tarih boyunca İslam dünyasında muhtelif yerlere işlenerek tılsım olarak kullanılmıştır. Özellikle geçmişte Müslümanlar tarafından kullanılmış rahmani bir simgedir.

  1. 3- BU DUAYI SADECE MELEKLER BİLİYOR!
  • Hz. Süleyman mührünün cennetten gelme olduğuna inanılır. Cebrail (a.s.) tarafından Allah’ın emri ile önce Hz. Davud (a.s.)’a getirilmiştir. Hz. Davud (a.s.) İsrailoğulları’ndan bir peygamber ve hükümdar idi. O, oğullarına 10 hikmetli soru sordu. Cevapları yalnızca Hz. Süleyman (a.s.) verebildi. Böylece Hz. Süleyman’ın yüzüğü babadan oğula intikal etmiş oldu. Hz. Süleyman mührü duasını sadece belli insanların ve meleklerin bildiği İsm-i A’zam duası bulunmaktadır. Bu sebeple Hz. Süleyman Peygamber’e Kur’an’da da yazdığı üzere kimseye nasip olmayacak bir saltanat bahşedilmiştir. Bu sayede çok güçlü bir hükümdar- Peygamber olmuştur. Semavi dinler tarafından da kutsal kabul edilen Hz. Süleyman mührü Müslümanlar arasında Hatem-i Süleyman olarak da anılır. Hristiyan ve Yahudiler tarafından ise Davud Yıldızı (Seal of David)  olarak da bilinir. Hz. Süleyman’ın İsrailoğullar’ından olması ve mührün Yahudiler nezdinde de büyük önemi olması İsrail Devleti’nin bayrağında da yer alma sebebidir. Özellikle yakın zamanda İsrail Devleti’nin kurulması ve gelişmesi ile altı köşeli bu mühür İsrail ile özdeşleştirilmiştir.

  1. 4- OSMANLI DEVLETİ DE KULLANDI!
  • Günümüzde Müslümanlar Hz. Süleyman’ın mührüne geçmişte olduğu kadar değer vermemekte ve doğrudan Yahudilik ile bağdaştırmaktadır. Oysa ki Osmanlı Devleti gibi mübarek bir İslam Devleti’nde de Hz. Süleyman mührünün kullanımında çekince duyulmamıştır. Örneğin; döneminin en önemli deniz adamı Barbaros Hayrettin Paşa’nın sancağında bu mühür mevcuttur. Karamanoğulları Beyliği’nin sancağında da aynı mühür kullanılmıştır. Ve yine aynı şekilde İstanbul’da ve Anadolu’da Osmanlı ve Selçuklu’ya ait camiler, sikkeler, konaklar, sancaklar ve anıtlarda Hz. Süleyman mührünü görebilmemiz mümkündür.

  1. 5- MÜHR-Ü SÜLEYMAN TAŞIMAK ZARARLI MI?
  • Mühr-ü Süleyman’ın yüzük ve kolye gibi vücutta taşınmasında herhangi bir sakınca yoktur. Asıl sebep Hz. Süleyman’a bahşettiği gibi güç ve varlığa bir nebze de olsa nail olunacağı inancıdır. Hz. Süleyman mührünün taşınması, yüzük ve kolye gibi takılarda kullanılması hususunda ise bir peygamberin nişanesini üzerinde bulundurmanın hiçbir beis taşımadığını söyleyebiliriz. Aksine sevgi ve bağımlılığı gösterir. Kişinin hal ve hareketlerine çeki düzen verilmesi hususunda kişiyi dikkatli olmaya sevk eder. Ancak temiz ve titiz bir şekilde kullanmak ise en uygun davranıştır.

Peki ya Hz. Süleyman mührü nerede, veya bir kalıntısı var mı diye soracak olursak şayet?

Ekim 2017 tarihinde medyada Süleyman Mühr-ü’nün bulunduğuna dair haberler çıktı. Haberlerde Amasya’nın Kızılcaören Köyü’nde bir operasyon sonucu bir evde “ Hz. Süleyman’a ait olduğu düşünülen metal mühür, üzerinde İbranice yazı ve işaretler bulunan 5 altın kitabe, 2 cm ebadında 6 sayfalı Tevrat olduğu düşünülen metal kitabe, üzerinde İbranice yazı bulunan 2 adet muskalık ile büyü kitabı ele geçirildi” şeklinde haberler yazıldı. Doğru mudur bunu zaman bizlere gösterecek!


Cübbeli Ahmet Hoca’nın “Vahdet” gazetesinde yer alan konu ile ilgili görüşleri ise “ Hz. Süleyman’ın tesiri devam ediyor. Onun mührü cinlere karşı korunmak için kitaplarımızda hala yer buluyor”. Ancak Hz. Süleyman’ın mührü ile İsrail Bayrağı’nda ki yıldız aynı değildir. Hz. Süleyman (a.s.) ‘ın mühründe yıldız var. Bizim kitaplarımızda yazılan bazı nüshalarda da cinlere karşı hıfz ve koruma mahiyetinde kullanılır. Hz. Süleyman (a.s.) ‘ın tesiri devam ediyor. Cinlere azap etme işi ona mahsustu. Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) cinlere mektubunda bile ne buyuruyor?
“Süleyman’ın mührü üzerinizde gelsin.” Dolayısıyla Süleyman mührünü Hz. Muhammed (s.a.v.) de bu mührü kullanmıştır. AYIRT ETMEK LAZIM!
Bu itibarla Hz. Süleyman (a.s.)’in mührünün nüshalarda ve İslam alimlerinin kitaplarında yeri vardır. Ama bunun Yahudi bayrağında yer alan 6 köşeli yıldızla alakası yoktur.
“Ya Rabbi beni affet, bana bir saltanat bahşet benden sonra kimseye yakışmasın” Efendimiz (s.a.v.) ‘e ifritin biri teheccüd namazında musallat olmuş, sıkıştırmıştır. Nerdeyse Efendimiz (s.a.v.)’e namazı bozduracakmış. Hz. Muhammed ( s.a.v.) namazı bitirince onu yakalamış ve direğe bağlamıştır. Hatta salyaları elinin üzerine akmış. Efendimiz (s.a.v.) “ Sabah Medine’nin çocukları yüzüne tükürsün diye bağlı bırakacaktım. Hemen Süleyman (a.s.) sözünü hatırladım.” demiş. Neydi o söz? “ BENDEN SONRA KİMSEYE LAYIK OLMASIN O MÜLK”

 


  • MÜHR-Ü SÜLEYMAN İNANCI:
  • Mühr-ü Süleyman İslam inancında “ Kıyametten önce yer altından elinde mühr-ü Süleyman ile Musa’nın Asası olduğu halde bir dabbe çıkacak. Ve asasıyla Müslümanların yüzünü aydınlatacak, mührüyle kafirlerin yüzünü mühürleyecektir” mealinde ki hadis dolayısıyla girmiş. (Müsned, II, 259; İbn Mace , “Fiten”) İsrailiyat’tan beslenerek ayrıntılı biçimde işlenmiştir. Bu rivayetlerde Hz. Süleyman (a.s.)’ ın ateşe, suya, rüzgara, kuşlara ve hayvanlara hükmetmesini sağlayan yüzük şeklindeki tılsımlı bir mührün sahibi olduğu, cennette Hz. Adem’ e ait iken Cebrail tarafından Hz. Süleyman (a.s.)’ a getirilmiş olan bu yüzüğün üzerinde yer alan altıgen motifte İsm-i A’zam’ın remzedildiği, Hz. Süleyman’ın hürmeten bu yüzüğü yalnızca abdesthaneye giderken çıkarıp Asaf isimli vezirine veya hanımı Amine’ye teslim ettiği, mühür parmağında olmayınca hayvanlara hükmedemediği kaydedilmektedir. Birgün abdesthaneye gittiğinde hilkat garibesi bir sahra cini (ifrit veya dev) Süleyman’ın kılığına girip hanımından mührü almıştır. Hz. Süleyman mührü istediğinde sahtekarlıkla suçlanmış ve kendi kılığına giren devin emriyle saraydan çıkarılmış, dev onun yerine sarayda hüküm sürmeye başlamıştır. Hz. Süleyman bir sahil kasabasında balıkçıların yüklerini taşıyarak hayatını sürdürmüş ve aradan kırk yıl geçtikten sonra dev bir daha başkalarının eline geçmesin diye mührü denize atmış, ardından kendisine karşı ayaklanan hayvanlar ve cinler tarafından parçalanarak öldürülmüştür. Aynı günlerde yanında çalıştığı balıkçı Hz. Süleyman’a hizmetine karşılık para yerine bir balık vermiş. Hz. Süleyman akşam balığı pişirmek için karnını yardığında kendi yüzüğünü görmüş ve onu parmağına takıp saraya gitmiştir. Orada eski hayatına kavuşarak peygamberlik dönemini tamamlamıştır. Halk arasındaki “Mühür kimdeyse Süleyman odur” atasözü bu kıssaya dayanır.

 

Hz Süleyman Hakkında Bazı bilgiler:

-Hz. Süleyman (a.s.) İsrailoğullarına gönderilen peygamber olarak bilinmektedir.
-Yaşadığı yüzyıl olarak İ.Ö. 10 yüzyıla dayandığı güvenilir kaynaklarda geçmektedir.
-Hz. Süleyman (a.s.), Hz. Davut (a.s.) Peygamberin oğludur.
-Peygamberler tarihindeki açıklamaya göre Hz. Süleyman 12 yaşında babasının yerine İsrailoğullarına kral olmuştur.
-İbrani halkının ilk büyük tapınağı olan Mescid-i Aksa’yı inşa etmiştir.
-Yöneticilik yaptığı yıllarda çok başarılı işlere imza attığı bilinmektedir.
-Başarılı siyasetler gereği siyasi evlilikler yaptığı bilinmektedir.
-Eşlerinden birinin Firavunun kızı olduğu kaynaklarda geçmektedir.
-Dört büyük ilahi kitaptan biri olan Tevrat’ta Hz. Süleyman’ın (a.s.) bilgelik ve yöneticilik özelliğinden bahsedilmektedir.
-Hz. Süleyman’ın yüzük şeklinde mührünün var olduğu bilinmektedir.
-Kaynaklarda Hz. Süleyman (a.s.) ile ilgili farklı rivayetler yer almaktadır.
-O’nun krallığının bu günkü Filistin, Ürdün ve Suriye’nin bir kısmına kadar yayıldığı söylenmektedir.
-Hz. Süleyman (a.s.) krallığı sırasında, Sur kralı Hiram ve Mısır Firavunu ile dostluk kurmuş ve ticari ilişkileri geliştirmiştir.
-Hz. Süleyman (a.s.) ile ilgili bazı bilgiler son ilahi kitap Kur’an-ı Kerim’de geçmektedir.
-Kur’an’da Hz. Süleyman (a.s.) ile ilgili “Allah’ın gerçek rasulü, bir nebi ve peygamberlerin bir numunesi olarak söz edilirken, O’nun kendine has meziyetlerinin olduğu” da açıkça söylenmektedir.
-Hz. Süleyman (a.s.) bir takım mucizeleri olan, halkına yaptığı işler ve davranışlar ile örnek olan, kendisine özel olarak kitap indirilmeyen bir peygamber olarak kaynaklarda geçmektedir.